Dışavurum

Bir Beyaz Yaka Dramı 1-Kıpırtılar

İyi bir lise, ardından üniversite ve iş hayatı. Nihayetinde sahiplik dürtülerini beslemek için otomobil ve belki de kredi ile alınacak bir ev. Sabah saat yedide veya sekizde başlayan, akşam belirsiz bir saatte biten mesailer. Geçip giden yıllar..


Başarı olarak tanımladığımız erekler, kimin veya neyin doğruları ? peşinde koştuklarımız kimin hayalleri ?


Kıpırtılar

Sıradan hayat akışımız içerisinde zaman zaman var oluşsal kaygılar içine olabiliyoruz. Günlük rutinimizin bizim için içinden çıkılmaz, belki de ızdırap verici bir döngüye dönüştüğünü hissedebiliyoruz. Bu durum, bizim için yaşam akışımızı sorgulamamız gereken bir ipuçu olabilir mi? Zamanımızın büyük bir çoğunluğunu ne için feda ediyoruz? Feda ettiklerimiz iç dünyamızda var oluş amacımız olarak tanımlayabileceğimiz şeyler mi? Kaygılarımızın temelleri ne? Bu soruları sormaya başlamak önemli.

Farkındalık, sadece bir kıpırtı olarak, derinliklerden gelen bir yankı olarak. Belli belirsiz.. İki seçenek var; bu kıpırtıyı baskılamak veya yükseltmek. Tercihimizin ne olacağını etkileyen etmenler nedir? içinde bulunduğumuz sosyal çevre mi? İş arkadaşlarımız mı? Ailemiz mi? Farklı sosyal çevrelerde vakit geçirmek, değişik kültürleri ve farklı görüşleri anlamaya çalışmak yönelimlerimizi dengelememize test etmemize yardımcı olabilir mi?

Hergün eve döndüğümüz yoldan değil de, daha önce hiç girmediğmiz sokaklardan geçmek, farklı renkleri görmemizi sağlar mı ?


Peki ya, iş hayatında hep aynı insanlarla geçirdiğimiz uzun süreler, farklı sokaklardan geçmemizi engeliyorsa!


Photo by Markus Spiske on Unsplash

İnsanın başarı kriterlerini içinde bulundu çevrenin kabullerine göre şekillendirmesi ne kadar akla uygun?


Kariyer ülküsü bir yanılsama olabilir mi ?


Şimdilik bu sorularla burada bir virgül koyalım.

Devamı gelecek..

İçinizde benzer kıpırtıların yankılarını hissediyorsanız, “Beyaz Yaka Dramı” yazılarının devamı gelecek…